Hardware, Türkçe adıyla donanım, adından da anlaşılacağı gibi, somut parçaları ifade eden bir terimdir. Daha felsefi söylemek gerekirse; bahsedilen elektronik aygıtın fiziksel parçalarına donanım denir. Bilgisayar donanımları, bir bilgisayarın çalışmasını sağlayan fiziksel parçalardır.

Donanım, iç donanım ve dış donanım olarak ikiye ayrılır. Bir donanım bir başka donanımın içine yerleştirilebiliyorsa, yerleştirilen donanım iç donanım, onu kapsayan donanıma ise dış donanım adı verilir. Örnekleyecek olursak, bilgisayarın kasası dış donanımdır, RAM bellek iç donanımdır gibi. 

Kişisel bilgisayarların donanımları olması zorunlu donanımlar, işlev kartları, giriş birimleri ve çıkış birimleri olmak üzere dört grupta incelenir. Olması zorunlu donanımlar; 


İşlev kartları; giriş-çıkış denetleyicisi, grafik kartı, ses kartı, ağ kartı, TV kartı, modem kartı, video montaj kartı ve özel kullanım amaçlı kartlar olmak üzere sekize ayrılır.

Giriş birimleri de; kamera, mikrofon, parmak izi okuyucu, fare, klavye, tarayıcı, sayısallaştırıcı, ve duyarlı ekran olmak üzere sekize ayrılır.

Çıkış birimleri ise; hoparlör, kulaklık, yazıcı ve monitör olmak üzere dört grupta incelenir.

Konuyu toparlamak gerekirse, bilgisayarın çalışması için gerekli parçalara donanım denir. İngilizcesi hardware'dir. Kullanıcı için gerekli olan programları kullanabilmesi için oluşturulmuş aygıtlardır.


Software, Türkçe adıyla yazılım; elektronik cihazların birbiriyle iletişim ve senkronize şekilde çalışabilmesi için kullanılan makine komutlarıdır. Daha genel tabir kullanacak olursak, elektronik cihazların çalışabilmesi için gerekli olan sistem komutlarıdır. Yazılım denildiğinde %75 ihtimalle akla ilkin bilgisayar gelir fakat tüm elektronik sistemlerin yazılımları vardır ve genel bir tabirdir.Yazılım oluşturmak için bir çok bilgisayar dili vardır. Bunlardan bazıları Java, C, Pascal'dır.

Bilgisayarın sistem yazılımından bahsedecek olursak, belli başlı kombinasyonlar sayesinde donanımların doğru çalışmasına ve sistemin uyumlu bir şekilde çalışmasını sağlar yazılım. İşletim Sistemleri kombinasyonunu kullanarak bilgisayarın temel görevlerinin aksamadan yerine getirilmesini sağlar. Aygıt Sürücüleri kombinasyonunu kullanarak bilgisayarda yüklü olan donanımların sorunsuz şekilde çalışıp çalışmadığını denetler, bir sorun bulduğunda bunu kullanıcıya bildirir. Bunların yanında birkaç kombinasyon daha kullanarak bilgisayarı tümden kontrol eder bu kombinasyonlar şunlardır; Sunucular, Pencere Sistemleri ve Hizmet Programları'dır.

Netice itibariyle yazılım, bilgisayarın görünmeyen kısmıdır. Tüm işlevselliği kontrol eden komutlar zinciridir. 


Bilgisayarı hızlandırmak için, önce nelerin yavaşlattığını doğru saptamamız gerekiyor. Videoları indirmek saatlerinizi alıyor, sitelerde gezinmeniz yavaş ve sayfayı yenileyince hemen gelmiyorsa problem bilgisayarınızla alakalı değil, internetinizle alakalıdır mesela. Problemi doğru saptamak gerekir. Bilgisayarınız yavaş açılıyor, özellikleri oldukça iyi olmasına rağmen, bir programla çalıma yaparken, öteki programda müzik dinleyemiyorsanız bu bilgisayarınızın yavaş olduğunu gösterir.

Böylesi problemleri çözmek için bir kaç tane yöntem var. Birincisi güvenilir bir antivirüs programı yüklemek, eğer varsa son sürümüne güncellemektir. Yüklediğiniz veya güncellediğiniz antivirüs programınızın ayarlarını katı kurallı koruma yapacak şekilde kendiniz düzenledikten sonra tam sistem taraması gerçekleştirin. Biraz uzun sürecektir ama bilgisayarınızda varsa virüsleri temizleyecek ve bilgisayararınız hızlanacaktır.

Bir diğer yöntem de denetim masasına gidip, çok sık kullanmadığınız ama sistemde büyük yer kaplayan programları kaldırmak olabilir. Böylesi programlar gözle görülür bir yavaşlatma sağlayacağından kaldırdığınız takdirde bilgisayarınızın işlemcisi rahatlayacaktır ve hızı artacaktır. Yüklü programlardan, bilgisayarı hızlandıracağım diye önünüze çıkan programı da kaldırmayın. Büyük boyutlu olan ve sizin sık kullanmadığınız programları kaldırın. Sisteminizde 50 MB yer kaplayan bir programı kaldırıp kaldırmamanız bir şey ifade etmeyecektir.



Bir başka yöntem, işletim sisteminizin rahat çalışabilmesi için harddiskinizde boş alanın yeterli olması gerekir. Eğer 320 GB bir harddiskiniz var ve siz 300 GB'ını doldurmuşsanız yine çok işinize yaramayacak şeyleri silmeniz, bilgisayarınızı hızlandıracaktır. Mesela; sınırsız bir internetiniz varsa, bilgisayarınızın harddiskinde program arşivi yapmanıza gerek yoktur, ihtiyacınız olduğunda internetten indirebilirsiniz. Dolayısıyla buna benzer gereksiz dosyaları harddiskinizden silmeniz işletim sisteminizin rahat çalışmasını sağlayacak ve böylelikle bilgisayarınızda hızlanacaktır. 

Bir diğer yöntem de, çalışan uygulamaları sınırlandırmak olabilir. Nasıl yani derseniz; bilgisayarınızda başlat düğmesine bastığınızda çalıştır veya ara gibi sekmeler kullanarak 'msconfig' sistem yapılandırmasını aratarak ulaşacağımız panelden, bilgisayarınızın ilk açılışında direkt olarak çalışmasını istemediğiniz, direkt olarak çalışmasına gerek olmadığına karar verdiğiniz uygulamaları deaktif hale getirerek sistem hızınızı artırabilirsiniz. Bu şekilde de bilgisayarınıza hız kazandırmış olursunuz.

Bu birkaç işlemi gerçekleştirdiğiniz takdirde bilgisayarınızda gözle görülür bir düzelme farkedeceksiniz. Kolay gelsin...


Macintosh, kısa adıyla Mac OS Apple tarafından 1984 yılında üretilmiş, UNIX tarzı açık kaynak kodlu, yasal olarak sadece Apple ürünlerinde kullanılabilen bir işletim sistemi yazılımdır. Gelişimi Mac OS 7, Mac OS 9 ve Mac OS X diye sıralanarak devam etmiştir. Mac OS X'teki X roma rakamındaki 10'u temsil eder ve 2010 yılında yazılımlanmıştır. Görsel ve grafik anlamda rakiplerinden çok fazla üstün olduğundan yayıncılık anlamında çok tercih edilen bir işletim sistemidir. Son sürümü 2014 yılında piyasaya sürülmüştür ve adı Mac OS X Yosemite'dir


Linux, 1991 yılında geliştirilen, açık kaynak kodlu, özgün ve ücretsiz bir işletim sistemi çekirdeğidir. İsmi Lunis Torvalds tarafından geliştirilen Linux Çekirdeği'nden gelmektedir. Linux sunucu işletim sistemlerinde en çok kullanılan yazılımdır ve varolan 10 süperbilgisayarda yüklüdür. Linux, Linux Çekirdeği ve GNU Lisansı ile birlikte temel yazılımlarla birlikte paket olarak sunulur ve işletim sistemi görevi görür. Bazı yazılımcılar tarafından Linux İşletim Sistemi olarak kabul edilir, bazıları tarafından GNU/Linux olarak adlandırılır ama işin gerçeği bir işletim sistemi değil, işletim sistemi çekirdeği olduğudur. 


GNU yazılımlarını ve Linux çekirdeğini paket halinde sunan yazılımlardan bazıları; Debian, Fedora, Linux Mint, Mageia, openSUSE, Red Hat, Slackware, Ubuntu ve Pardus'tur. Açık kaynak kodlu olması çok kullanışlı olmasını sağlamıştır. Linux'un kullanım alanları; iş istasyonları, sunucular, tablet bilgisayarlar, mobil telefonlar, televizyonlar, oyun konsolları, süperbilgisayarlar, otomobiller ve hatta uçaklar olmak üzere oldukça geniştir. 



Microsoft Windows, 1985 yılında piyasaya sürülen, mouse ile birlikte kullanıcıya kolaylık sağlayan, grafik arabirimlerine ulaşabilmek için bigisayarda bulunması gereken zorunlu bir işletim sistemidir. Windows, kendinden önce piyasada bulunan MS-DOS'a oranla daha gelişmiş bir yazılımdır ve aynı anda birden fazla yazılımla uğraşabilmeyi mümkün kılması bakımından bilgisayar devrinde bir ilktir.

Bill Gates'in MS-DOS'tan sonraki vizyonu daha basit fakat daha gelişmiş bir işletim sistemi oluşturmaktı. Bunun ilki Windows'tur. İntel ve AMD işlemcileriyle birlikte sorunsuz bir şekilde çalışmaktadır. 32bit ve 64bitlik iki çeşidi vardır. Masaüstü bilgisayarlarda günümüzde işletim sistemi pazarının %90a yakını Windows'tur. Bunun %6,5 lik oranı Vista'dır. Bu alanda rekabet ettikleri ürün Linux'tur.


Başlat çubuğu ve İnternet Explorer'ın yüklü olduğu ilk Windows işletim sistemi Windows 95'tir. Üç sene sonra aynı anda hem taşınabilir bilgisayarlar hem de masaüstüler için aynı yılda iki farklı işletim sistemi daha geliştirildi. Windows ME ve Windows 98. Milenyuma girildiğinde iste ilk iş interneti olan bir işletim sistemi yapmaktı ve bu yapıldı. Windows 2000 piyasaya çıktı. Windows'un 64bitlik ilk işletim sistemi sayılan Windows XP x64 Edition 2004 yılında geliştirildi. Vista'nın beta sürümü 2006 yılında orjinali ise 2007 yılında satışa sunuldu. 2009 yılında Windows 7 geliştirildi. Öncekilerden çok daha gelişmiş bir işletim sistemiydi ve görselliği ve işlevselliğiyle bir devrim niteliği taşıyordu. Bundan  üç sene sonra bir üst modeli olan Windows 8 piyasaya sürüldü. 2013 yılında Windows 8'in güncellemesi olan Windows 8.1 geliştirildi. Son olarak Windows 10 duyuruldu ve bu sene içinde çıkması bekleniyor.

Windows, yukarıda yazdığı gibi üç yılda bir güncellenmesi ve sürekli daha gelişmişe doğru gitmesi sebebiyle pazarın hakimi konumunda. Rakipleriyle arasında uçurumlar olduğu göz önünde bulundurulursa, bir elli yıl daha Microsoft bu konuda dünyada tek olmaya devam edecek gibi görünüyor.



Bu makalede işletim sistemi nedir, ne işe yarar gibi soruların üzerinde duracağız. İşletim sisteminin tanımını yapmak gerekirse; bilgisayarın yazılımlarının ve donanımlarının tam bir uyum içinde olmasını sağlayan, bu süreci yöneten, denetleyen ve sonuç üreten, sorunları ortadan kaldıran ve kullanıcıya gerekli olan işlemleri yapmasına olanak sağlayan sistemdir. Bilgisayarı bir insana benzetirsek, işletim sistemi beyindir.

İşletim sistemi sadece bilgisayar ile sınırlı değildir. Günümüzde bir çok elektronik ürünün işletim sistemi vardır. İşletim sisteminin işlevselliği onun büyüklüğüyle değil, sorunlara kısa sürede etkin çözümler getirmesiyle ölçülür. 



Bir çok işletim sistemi çeşidi bulunmaktadır. En yaygın olanları; Windows, Linux, Mac OS X, ve Android'tir. Masaüstü bilgisayarlarda yapılan araştırmalar sonucunda Microsoft'un açık ara (%90-%98) pazarın lideri olduğu görülmektedir. Kişisel bilgisayarlarda oran bu kadar fazla olmasa bile en yaygını yine Windows'tur.



İşletim sistemlerinin türlerini listeleyecek olursak;

a) Gerçek Zamanlı
b) Çok Kullanıcılı ve Tek Kullanıcılı
c) Çoklu Görev ve Tek Görev
d) Dağıtılmış
e) Gömülü

gibi beş tane başlıkla karşılaşırız. Bu işletim sistemlerinin türleri, ufak ayrıntılar bakımından birbirinden ayrılmış olsalar da temelde büyük oranda aynı görevi görmektedirler.



Sergey Brin, bugün herkesin hayatı boyunca en az bir kez ihtiyaç duyduğu arama motorlarının en popüleri olan Google'ın kurucusudur. Bill Gates, Mark Zuckerberg ve Larry Page ile birlikte kendi çabasıyla milyarder olan bir girişimcidir. 21 Ağustos 1973 doğumludur ve oldukça mütevazı bir kişiliğe sahiptir. 2012 verileri baz alındığında Forbes Dergisi'ne göre dünyanın en zengin 12. kişisi olmasına rağmen halen kiralık bir evde yaşamını sürdürmekte ve lüks olmayan sıradan bir Toyota marka otomobil kullanmakta ve işe giderken paten kullanmaktadır. 

5 Yaşındayken ailesi Amerika Birleşik Devletleri'ne göç etmiştir. Sergey Brin Maryland Üniversitesi'nde bilgisayar mühendisliği okumuş ve doktorasını Stanford Üniversitesi'nde tamamlamıştır. Tahsilini tamamlayan nadir bilişimcilerdendir. Larry Page ile birlikte dünya devi Google'ı hayata geçirince müthiş bir servetinde sahibi olmuştur.

David Karp, Tumblr'ın kurucusu genç milyoner. Kurduğu sosyal ağ kısa sürede patlama yapınca Yahoo tarafından 1.1 milyar dolara satın alındı. Bu satıştan David Karp'ın cebine 275 milyon dolar girdi. Tumblr'ı kurmadan önce ailesinin onayını alarak liseyi yarıda bıraktı ve iş hayatına atıldı. UrbanBaby.com'a teknik danışman olarak iş yaşamına başladı. Haftalar sürecek projeleri saatler içerisinde bitirince şirketin dikkatini çekti ve çalıştığı bölümün başına terfi etti. Kod yazmaya HTML ile başlayan daha sonra da kendini sürekli geliştiren David Karp, yazılım konusunda kendini daha da geliştirmek için Japonya'ya gitti. 5 aylık bir eğitimden sonra Amerika Birleşik Devletleri'ne döndükten sonra Davidville adında bir danışmanlık şirketi kurdu.

2007 yılında Tumblr'ı yazılımlayarak gelebileceği en iyi yere geldi. Yahoo tarafından Tumblr satın alınınca genç yaşta milyoner oldu. Girişimci kimliğinin yanı sıra yatırımcı kimliğiyle tanınan David Karp'ın üç tane yatırımı bulunuyor. Bunlar; mobil haber girişimi Circa, fotoğraf ve video paylaşım platformu Picturelife ve yemek keşif servisi Kitchensurfing'tir. 1.6 milyon dolarlık evinde kız arkadaşıyla beraber yaşamını sürdüren David Karp'ın hayatı bu şekilde.

Bilişim devlerinden söz edilir de Mark Zuckerberg'den bahsedilmez mi? Bilişim Dünyasının Devleri denilince akla Bill Gates, Steve Jobs'tan sonra Mark Zuckerbeg gelir. Mark Zuckerberg dünyanın en genç milyarderi olarak bilinir. Sosyal paylaşım sitesi Facebook'un kurucusudur. 14 Mayıs 1984 doğumludur. 

Harvard Üniversitesi'nde okurken girişimci arkadaşları Dustin Moskovitz, Chris Hughes ve Eduardo Saverin ile birlikte ilkin üniversitelerindeki öğrencileri kapsayan, onların birbirleri ile iletişim kurabilmeleri adına kurdukları sosyal ağ daha sonra patlama yapınca, fikir babası Mark Zuckerberg'de en genç milyarder olmaya hak kazandı. 2010 yılında TİME dergisinin anketinde Yılın Adamı seçildi. Kurucusu olduğu Facebook'ta sembolik bir maaş olan 1dolara çalışmaktadır. Şirketin kurucusu ve yöneticidir.

Facebook'a gelmeden önce Mark Zuckerberg'in çöpsitelerinden biraz bahsetmek gerekirse, üniversitenin en yakışıklıları ve en güzellerinin seçildiği facemash.com sitesi bunlardan biri. Ancak fotoğraflara ulaşabilmesi için okulun veritabanını hackleyince okuldan atıldı. Daha sonra da Facebook kuruldu.

Global 500 verilerine göre Facebook dünyanın en değerli 281. markasıdır. Daha sonra şirketin hisseleri halka arz edilince 104 milyar dolarlık değeri 19 milyar dolar eriyerek 84 milyar dolara düşmüştür. Mark Zuckerberg halen şirketin %57 hissesini elinde bulunduruyor.

Steve Jobs, bilim ve bilişim denilince akla gelen bir diğer isim. 24 Şubat 1955 doğumludur. Yenilikçi ve vizyon sahibi bir bilgisayar mucididir. Apple Inc şirketinin kurucu ortağıdır. Yenilikçi kişiliğini işine de yansıtmış ve bilgisayar dünyasında çığır açmıştır. Ortağı Steve Wozniak ile birlikte gelişmiş kişisel bilgisayar olan Apple'ı dünyaya sunmuştur.

Steve Jobs 1985 yılında Apple'ın yönetim kurulundan çıkartılmış ve o dönemde Next Computer Şirketini kurmuştur. Daha sonra Lucastfilm firmasından Pixar'ı satın almıştır. Apple, Next Computer'i satın alınca Steve Jobs'ta yuvaya geri dönmüştür. Fortune Dergisi'nin 2007 verileri baz alınarak hazırlanan ankette En Güçlü İş Adamı seçilmiştir. Apple şirketinde anlaşmazlığa düşüp Next Computer'i kurunca Lucastfilm şirketinden satın aldığı Pixar'ı geliştirince Walt Disney Studios bu ürünü satın almış ve Steve Jobs, Walt Disney Studios'un hissedarı konumuna gelmiştir.

Steve Jobs ürünlerinde estetiği ve gelişmişliği vizyon edinmiş ve bu yönde çalışmalar projeler gerçekleştirmiştir. Şirketinin piyasa değeri düşünülünce ne kadarlık bir serveti yönettiğini anlamak zor değil. 2011 yılında pankreasındaki tümör nedeniyle vefat etmiştir.

Bill Gates, bilişim ve bilgisayar denilince akla ilk gelen insanlardan. 28 Ekim 1955 doğumlu bilişimci herkesin bildiği Microsoft şirketinin kurucularındandır. Şirketin başkanlığı ve baş yazılımcılığı Bill Gates'tedir. Bilen yada bilmeyen herkes onun kurduğu işletim sistemini ister istemez kullanıyor. Forbes dergisinin araştırmalarına göre günümüz verileri baz alındığında yaklaşık 80milyar dolarlık servetiyle dünyanın en zengin insanı konumundadır. Evli ve üç çocuk babasıdır. 

Henüz 12 yaşındayken bilişim kurslarına gönderildi. Bugünkü iş ortağı Paul Allen ile birlikte daha o zamanlar boş vakitlerinde yazılım üzerine kafa yorarlardı. Bu iki zeki adam için zaten imkansızlık diye bir şey yoktu da, kendi imkanlarını kendileri yaratıyordu. Yakınlardaki bir şirketin bilgisayarını ücretsiz kullanabilmek için bu ikili kullanıcılar için yazılım hatalarını arayıp buluyorlardı. Böylelikle çalışmalarını çok daha büyük bir bilgisayarda ücretsiz olarak yapabilme fırsatı yakalıyorlardı. Bu şekilde yazılım alanında uzmanlaşan Bill Gates ve Paul Allen ilk şirketlerini 1972 yılında kurdular. Şirketin o dönemki vizyonu yazılım üzerineydi ve ilk etapta 20bin dolarlık bir satış gerçekleştirdiler.

Microsoft'u kurma aşaması şu şekildedir; henüz bilgisayarlar yeni yeni gelişim kaydediyorken zamanın tek bilişim firması olan Altair için Bill Gates ve Paul Allen, kullanıcıların kendi programlarını kendilerinin kodlayabileceği bir programlama dili (BASIC) yazarak Altair şirketine sundular. Şirket bu genç araştırmacılardan programın daha gelişmiş versiyonunu yapmaları için sipariş verdi. O sipariş dönüm noktasıydı ve ikili Harvard Üniversitesi'ndeki tahsillerini bırakarak Microsoft şirketini kurdular. Derhal kişisel bilgisayar şirketleriyle anlaşmalar yapıldı. Bu şirketler Apple, Commodore gibi bilgisayar üreticileriydi. Bill Gates normal bir bilişimcinin 1 ayda kodlayabileceği BASIC programlama dilini sadece 5 gün gibi kısa bir sürede kodladıktan sonra, gelişmeleri takip ederek bu yazılım dilini geliştirdi ve şirketinin uluslararası pazarda bilinirliğii artırdı. BASIC'ten sonra COBOL, FORTRAN ve Pascal gibi programlama dillerini kodlayarak bilişim dünyasına kazandırdı.

Kişisel bilgisayarlar için işletim sisteminin gerekliliği ortaya çıkınca IBM Bill Gates'e teklif götürmüş, Bill Gates'te SCP şirketinden DOS işletim sistemini 50bin dolar karşılığında satın aldı ve DOS'un yazılımcılarından Tim Peterson'u kadrosuna dahil etti. Tim Peterson ile birlikte DOS işletim sistemini geliştirerek adını MS-DOS olarak değiştirdiler. MS-DOS dünya çapında 120milyon nüsna satarak satış rekoru kırdı. Bill Gates daha sonra Microsoft Word'ü yazılımladı. Microsoft'un asıl patlama yapması, Apple'ın Word'ü kendi işletim sistemi olan Macintosh'a uyarlamasını isteyince gerçekleşti.

O günden sonra MS-DOS'tan Windows'a geçildi, Microsoft şirketi dünya devi, Bill Gates'te dünyanın en zengin insanları arasına girmiş oldu. Şirketin 2013 yılı verilerine göre piyasa değeri 81milyar dolardır. Bill Gates'in 6100 metrekarelik bir evinin olduğu, sadece yemek odasının 93 metrekare olduğu biliniyor. Sadece yaşamına bakarak ne denli büyük bir iş başarmış olduğunu rahatlıkla görebiliriz. 


Facebook 4 Şubat 2004 tarihinde, insanların birbirleri ile iletişim kurmaları, güzel vakit geçirmeleri, paylaşımlar yapmaları, bilgi özümsemeleri için kurulmuş bir web 2.0 uygulamasıdır. Kurucusu Mark Zuckerberg'dir. Zuckerberg, Facebook'u ilkin Harward Üniversitesi öğrencileri için tasarlamıştı. Fakat kısa bir süre içinde sitenin popüleritesi gittikçe arttı ve kullanıcı ağı çok genişledi. 

Facebook, ABD merkezli websitelerin kullanıcı trafiklerini inceleyen Alexa'nın istatistiklerine bakıldığında 31 Ağustos 2014 tarihi itibariyle dünyanın en çok ziyaret edilen 2. websitesidir. Facebook'un üye sayısı bugün itibariyle 1 milyardan fazladır ve istatistiki veriler baz alındığında her kullanıcı minimum düzeyde 19 dakika Facebook'ta vakit geçiriyor. Bu kesinlikle harikulade bir olay.

Başarı basamaklarını yirmişer yirmişer çıkan Facebook, teknoloji devlerinin dikkatini hemen çekmeyi başarmıştır. Bir çok başarılı websitenin, büyük şirketler tarafından satın alınmasından dolayı Facebook'un da satılacağı konuşuldu. Fakat Mark Zuckerberg siteyi satmayacağını söyledi. İlk alıcı Viacom'du ve teklifi 975 milyon dolardı, reddedildi. Daha sonra Yahoo 1 milyar dolarlık teklifle geldi, reddedildi. Daha sonra Google, Facebook hisseleri için 2,3 Milyar dolar önerdi, reddedildi. Microsoft, Facebook'un 1,6 lık hissesi için 240 milyon dolar ödeyerek satın aldı.

İnsanlar sürekli birbirlerini Facebook'a çağırdı ve 2012 yılında toplam ziyaretçi sayısı 1 milyar kişiyi aştı. Ziyaretçi sayısı her geçen gün artıyor ve şuan 2015 yılındayız, bu sayının 2 milyar kişiyi geçtiğini söyleyebilirim.



Twitter günümüzün popüler sosyal ağ ve mikroblog sitesidir. 2006 yılında Jack Dorsey tarafından geliştirilmiştir. Bilişim ve internet dünyasının SMS'i olarak bilinen Twitter, kullanıcılarını 140 karakter sınırlı düşüncelerini paylaşma olanağı tanıyan bir iletişim ağıdır. Facebook'taki gibi arkadaş ekleme özelliği olmayıp, takipçi mantığıyla çalışır. Kullanıcılar istedikleri kişileri takip ederek paylaştığı gönderileri görebilir, kendileri de profil sayfalarında paylaşabilirler.

Bünyesinde 600 den fazla kişinin görev yaptığı Twitter, günümüzde Facebook ile en çok popüler birkaç sosyal paylaşım sitelerinden birisi konumundadır. Müthiş bir reklam kaynağı olan Twitter, ünlülere para kazandırmaktadır. 16 milyon kullanıcı bulunan Kim Kardashian'ın attığı tweet başına 8bin dolar alması gibi. Dünya genelinde Twitter'da saniyede 98 bin tweet atıldığı söyleniyor. Popüleritesini bu istatistiklerden anlayabiliriz. 2013 yılı verileri baz alındığında Twitter'ın geliri 664milyon dolar civarında hesaplanmıştır.

İnstagram, oldukça popüler fotoğraf ve video paylaşım sitesidir. Kevin Systrom ve Mike Kreiger tarafından kodlandı. İlk başlarda Apple'ın ürünleri tarafından kullanılabilecek şekilde yazılımlanmıştı fakat daha sonra android ve symbian işletim sistemlerine uyumlu hale getirildi. İnstagram o kadar çok sevildi ki kuruluşundan bir yıl sonra 100 milyon aktif kullanıcıya ulaştı. 

Kullanıcılar çektiği fotoğrafları efektler sayesinde profesyonel kamerayla çekmişçesine İnstagram'da paylaşabiliyorlar. Hashtag uygulaması sayesinde kullanıcılar çektiği fotoğrafları sadece arkadaş çevresiyle değil aynı etiketi kullanan tüm kullanıcılar tarafından görülmesini sağlayabiliyorlar. Sonradan geliştirilen video ekleme özelliği ise kullanıcılara 15 saniyelik videolarını paylaşma imkanı sağlamıştır. 25 farklı dil seçeneği bulunan instagram piyasanın devleri arasında gösteriliyor.

Tumblr, Amerika Birleşik Devletleri menşeili sosyal ağ ve blog oluşturma sitesidir. David Karp tarafından 2007 de geliştirilmiştir. Çok hızlı yayılmıştır ve kurulduğu günden iki hafta sonra 75bin kişilik kullanıcı potansiteline ulaşmıştır. Şuanda sadece Amerkia Birleşik Devletleri'nden 14 milyon kullanıcı Tumblr'a kayıtldır. Kurulduğu ilk günden itibaren 5 yıl boyunca reklamsız yayın yapan site 2013 yılında Adidas ile anlaşma sağlayınca Tumblr'da reklam dönemi başladı. Aynı yıl içinde Yahoo tarafından 1.1 milyar dolar fiyatla satın alındı.

Tumblr kullanıcılara kendilerine blog sayfası oluşturmasına olanak tanır. Benzeri sitelerden daha popüler olması Facebook Twitter gibi sosyal ağlarla senkronize olarak çalışmasıdır. Kullanıcılar beğendikleri gönderiyi kendi bloglarında reblog yaparak paylaşabiliyorlar. Bloglarını çeşitli temalar yardımıyla daha görsel bir hale getirebiliyorlar. Kullanışlı ve popüler bir sosyal ağ. Yahoo akıllıca bir hamle yapıp satın almış.

Sergey Brin ve Larry Page tarafından Stanford Üniversitesi'nde doktoralarını yaptıkları sırada geliştirilen Google, çevirimiçi arama, yazılım geliştirme ve bunlara ev sahipliği yapma, reklamlar vasıtasıyla gelir elde etmeyi amaçlayan çok uluslu bir şirkettir. 4 Eylül 1998 yılında kurulmasına karşın halka arz edilmesi 19 Ağustos 2004tür. Şirketin misyonu dünyadaki bilgiyi organize etmek, ulaşılabilir ve kullanılabilir hale getirmektir. Kurucuları şirketin halka arz edilmesinden itibaren yirmi yıl birlikte çalışmak için anlaştılar. Bu da demek oluyor ki 2024 yılına kadar Google, Sergey Brin ve Larry Page tarafından yönetilecektir. Şirketin sloganı 'don't be evil' yani kötü olma dır. Bugün itibariyle bünyesinde 40.000 den fazla kişi çalışıyor. Şirketin 2014 yılında toplam cirosu 14milyar dolar olarak tahmin ediliyor. 2014 yılı itibariyle google 131milyar dolarlık bir değerin sahibi konumunda.

Sadece bir arama motoru değil çok geniş kapsamlı bir şirket google. Çevirimiçi anlık mesajlaşma, GoogleBuzz, Hangouts, Gmail, Google Chrome, Google+, Google Play gibi ürünler de google bünyesindedir. Ayrıca Google, YouTube, Blogger ve Orkut gibi websiteleri de Google tarafından satın alınmıştır. 



Flickr Ludicorp tarafından 2004 yılında geliştirilmiş fotoğraf paylaşım sitesidir. Hemen bir yıl sonra Flickr'ın hızla popüler olması nedeniyle Yahoo tarafından 35 milyon dolara satın alındı. İlk misyonu fotoğraf paylaşım olan Flickr kuruluşundan dört yıl sonra video paylaşımına da izin vermeye başladı. Alexa verileri baz alındığında dünyanın en iyi 500 sosyal ağı arasında yer almaktadır.

Üyeler 1 terabyte boyutunda bir alana sahip olmaktadırlar. Yüklenilen videoların ve fotoğrafların günümüz verileri göz önünde tutulursa bir kullanıcının sadece video paylaşımı hatta HD film paylaşımı yaptığını bile kabul etsek bu alanın dolması zor. Yani oldukça büyük bir alan sunuyor. Böyle bir sınırlama getirmesi kafa karıştırıcı olabilir ama kesinlikle yeterli bir alandır. Flickr kullanıcılarına 9 farklı dil seçeneği sunmaktadır. Bunlar; Türkçe, İngilizce, Çince, Almanca, İtalyanca, Fransızca, Korece ve Portekizce'dir.

LinkedIn, kendi işinizle alakalı insanları ve onların arkadaşlarını tanımanıza olanak sağlayan bir sosyal ağdır. İş geliştirme sürecinde LinkedIn önemli bir yer tutuyor ve size yardımcı olabilecek iş arkadaşları, eleman, ortak veya danışman bulmanızı sağlıyor. Bu bakımdan profilinizdeki özelliklerle benzer özellik taşıyan insanlarla tanışmanızı kolaylaştırıyor ve business network oluşturmanızı sağlıyor.

İş ağınız ne kadar genişlerse, ambleminiz o kadar gelişir. İlk başta bir nokta olan ambleminiz iş çevreniz büyüdükçe bu noktalar büyür ve kendi aralarında ağlar oluşturur. İş dünyasında rekabet edeceğiniz şirketleri ve rakipleri tanımanıza olanak tanır ona göre yatırım yapma ihtiyacınız hakkında size gerekli bilgileri sunar. Aylık kullanıcı sayısının 47 milyon tekil kişi olduğu biliniyor. Bu rakamın 22 milyonu Amerika Birleşik Devletleri'nden giriş yapıyor. 200 den fazla ülkede yaygın olarak kullanılıyor ve toplam üye sayısının 500 milyon civarında olduğu tahmin ediliyor.


Blogger, Pyra Labs tarafından geliştirilip Google tarafından satın alınan, ilk blog sağlayıcısıdır. Dünyada en çok tıklanan 10 ağ sitesi arasındadır ve 2 milyon üye sayısı olduğu düşünülüyor. Onlarca dil desteği ve tabiki Türkçe arayüzü de kullanım kolaylığı açısından önemlidir. Günlük 18 milyon tıklanma aldığı söyleniyor.

Kullanıcılar domain adresi almaksızın example.blogspot.com gibi blog siteleri hazırlayabiliyorlar. Üstelik tamamen ücretsiz bir uygulama. Resim, video, yazı gibi dökümanların paylaşıldığı blogda gönderiler en yeniden en eskiye şeklinde sıralanır ve ilk yazılan her zaman sonda gözükür. Google'ın güzel bir ürünü ve kullanımı çok basit. Sadece gmail adresinizle üye oluyorsunuz ve Joomla'da site tasarlıyormuşsunuz gibi, tema seç, yazı seç, göster-gizle tarzında herkesin kullanabileceği biçimde bir uygulama.